30 Aralık 2007
Sitenizden Para Kazanmak İçin Neden Google Adsense Kullanmalısınız?

Bu yazımda internet sitesi sahipleri ve blog yazarları için para kazanma amacıyla neden Adsense kullanmaları gerektiğini bazı temel maddelere değinerek açıklamaya çalışacağım.
Aslında Adsense bana şu ana kadar sadece $22,500 kazandırdı.
Bu rakam çokta kötü değil. Yaklaşık 3 senedir Adsense kullandığım ve ilk başlarda günde sadece $0.2 civarında para getirdiği düşünülürse küçük bir başarı olarak bile görülebilir bazıları tarafından. Bloglardan para kazanmak için Adsense en iyi yöntem olmasa bile aşşağıda sayacağım maddeleri göz önünde bulundurarak kullanmanızı tavsiye ederim.
Google Adsense’i Sitenizde Kullanmanız İçin 9 Neden
1. Uluslararası Trafik - Eğer sizin siteniz veya blogunuz Türkiye dışından da ziyaretçi alıyorsa, bu ziyaretçilere uygun reklam yayınlamanız normal şartlarda zordur. Örneğin benim sitelerimden biri olan fotopasaj.com fotoğraf üzerine bir site, burada Almanya’dan ve Amerika’dan da yüzlerce kayıtlı üye bulunmakta. Ben sadece X Fotoğraf şirketinden reklam alsaydım, diğer dillerde girenlerin bu reklamlara tıklama olasılığı yoktu. Fakat Adsense sayesinde diğer ülkelerden gelen ziyaretçilere uygun reklamları google seçiyor ve onların dillerinde gösteriyor. Böylece siz para kazanmaya devam ediyorsunuz. Çünkü google’ın gerçekten çok büyük bir reklam veren kitlesi var ve bunu çok güzel kullanıyor.
2. Çok Kolay Kurulum - Üç sene önce adsense kullanmaya başladığımda bu programın değişik özelliklerini test ediyordum. O zamanlar çokda anlamıyordum bu reklam olayından. Yinede Adsense bana çok kolay geldi ve kodunu google’dan aldıktan 1dk sonra sitemde reklamları görmeye başladım. İlk zamanlar Adsense’de bu kadar çeşitlilik yoktu, reklamın boyutu sitemize göre seçip, renkleriyle oynayabiliyorduk sadece. Şimdi bir çok yardımcı araç, internette reklamları nasıl yerleştirdiğimizde neler olacağını öğrenebileceğimiz yazılar, adsense hakkında birçok ipucu(şu anda okuduğunuz gibi ;D ) bulunmakta. Şu anda halen Adsense bence herkes için en kolay gelir kaynağıdır. Bu işe yeni başlayacak bir çok amatör içinde en başarılı çözümü sunacağından eminim.
3. Geniş Müşteri Portföyü - Google’a reklam veren şirketlerin sayısı ülkemizde bile binlerce, uluslararası olaraksa milyonlarca. Tüm bu şirketlerin sizin sitenizde reklamlarını göstermek ise yaklaşık 1 dakikalık bir uğraş gerektiriyor. Google Adsense sitenizin başvurusunu kabul ettikten sonra verilen kodu sitenize ekliyorsunuz ve sitenizin içeriğine uygun olarak belirli alanlardaki şirketlerin reklamları sizin sitenizde çıkıyor. Tüm bu şirketleri sizin kendi başınıza bulmanız ve sizin sitenizde reklam vermeye ikna etmeniz, bunlardan da aylık düzenli para almanız kesinlikle başka bir yöntemle olası değildir.
4. İçerikle Uyumlu Reklamlar - Adsense’deki en başarılı özelliklerden biri elbette sizin sitenizin içeriğini anlayıp, reklamları buna göre göstermesidir. Örneğin siz bir ev hanımısınız ve bebeklerle ilgili bir blog (internet günlüğü) yazıyorsunuz. Sitenizde Efes Pilsen’in reklamları çıksa ne kadar mantıklı olurdu? Ama Google Adsense sitenizin bebekler hakkında yazılar içerdiğini görüyor ve bebeklerle ilgili şirket ve ürünlerin reklamlarını gösteriyor. Böylece sizin okuyucu kitleniz hem o reklamlara daha çok tıklıyor ve konuyla ilgili farklı içeriklere de ulaşmış oluyor. Bildiğiniz gibi Adsense’te reklamlarınıza ne kadar çok tıklanırsa sizde o kadar çok kazanırsınız.
5. Bir Kere Ayarlayın ve Unutun - Bir çoğumuz sadece sitemize yazılar yazmakla meşgul olmak ister, her gün reklamları ayalamak, yeni reklam verecek şirketlere telefon açmak, ürünlerin ne kadar komisyon alacağımızı düşünüp o ürünü sitemizde tanıtmak bir çok kişi için zor ve gereksiz bir süreçtir. Adsense sizin üstünüzden tüm bu yükleri alıyor. Bir kere kodunuzu siteye yerleştiriyorsunuz ve tüm bunları Adsense sizin yerinize hallediyor. Siz o sırada sadece sitenize daha güzel içerik eklemekle meşgul olun yeter. Emin olun orjinal içerik (okuduğunuz bu yazı gibi) her zaman Google tarafından ödüllendirilir. Sizin benim yazdığım bu yazıyı başka bir blogda kopyalamanız size fazla birşey katmayacaktır. Bu yüzden reklamlarla değil kendi orjinal içeriğinizle ilgilenmeniz size para kazanma yolunda da büyük başarı sağlayacaktır.
6. Minimum Ziyaretçi Sayısı Engeli Yok - Eğer bir şirketten reklam almak isterseniz, size ilk soracağı soru sitenizin günlük kaç ziyaretçi aldığıdır. Eğer bu işe yeni başlıyorsanız çoğu şirket sizinle ilgilenmeyecektir bile. Fakat Adsense’de böyle bir sınırlama yoktur. Günde 3 kişi bile sitenize giriyor olsa Adsense bundan şikayet etmeden onlara uygun reklamları gösterecek ve tıkladıklarında hesabınıza paranızı yatıracaktır.
7. Diğer Reklam Programlarıyla Birlikte Kullanılabilir - Adsense’e ilk başladığım yıllarda başka reklam programlarıyla birlikte kullanılmaması yönünde bir çok kural bulunuyordu. Şu anda bunların bir çoğu kaldırıldı ve birçok başka reklam programını Adsense’le birlikte kullanabiliyorsunuz.
8. Farklı Reklam Formatları - Eğer bir şirketten hiç reklam almaya kalktığınız zaman size belirli bir banner verir ve sürekli bunu göstermek zorundasınızdır. Adsense’de sitenize uygun boyutlarda reklam formatlarını seçebilirsiniz. Yazı formatı, resim formatı veya video formatı gibi seçenekler sizi bekliyor.
9. Güvenilir Ödeme - Bir çok reklam programında veya reklam alacağınız şirketlerde ilk soracağınız soru “Peki ödemeyi yapacaklar mı?”. Az çok bu işlerle ilgilenmişseniz veya duymuşsanız özellikle Türkiye’de bu konuda bir şirkete güvenmek oldukça zordur. Fakat Google Adsense sözkonusuyken böyle şeyler düşünmenize gerek kalmıyor. Google dünyanın en büyük şirketlerinden biri ve ödemeleriniz bankanıza saat gibi dakik, her ay yatırılıyor. İlk yıllarda google banka çeki yolluyordu ve bunu bozdurmak masraflı oluyordu. Şu anda banka hesabınıza YTL olarak yatırıyorlar ve size sadece harcaması kalıyor.
Eğer hala Adsense’e üye olmadıysanız, sitenin yanında bulunan “Bu sayfa Google Adsense’i tavsiye ediyor” tuşuna basarak üye olabilirsiniz. Bunu yapmadan önce sitenizin bir adresi olması gerekiyor. Eğer hala bir blog açmadıysanız ücretsiz olarak blogspot.com gibi sitelerden bir üyelik alabilirsiniz. Ücretsiz servisleri pek önermediğimi Blog Yazarak Nasıl Para Kazanırsınız yazımda açıklamıştım.
Sizde Adsense’le ilgili görüşlerinizi ve sorunlarınızı bu yazıya yorum yaparak bildirebilirsiniz. Bu makalede tabiki Adsense’in tüm yönlerini inceleyemedik, bazı olumsuz yönleride bulunuyor elbette. Bunlarıda başka bir yazıda anlatabilmek ümidiyle.
Okuduğunuz yazı ilginizi çektiyse, aşağıdakileride incelemelisiniz.- Blog Yazarak Nasıl Para Kazanırım
- Para Kazanmanın Gizli Formülü
- O Bir Gün Asla Gelmez
- Para Kazanmak ve Mutluluğa Ulaşmak Arasındaki Denge
- Evinizden Çalışarak Para Kazanmak Size Uygun mu?
Gönderilme 4:28 pm | Yorumlar (3)
27 Aralık 2007
Sözlerinizi Hayata Geçirin

Tutulmamış sözler sizin kariyeriniz boyunca yapacağınız en büyük hataların başında gelir. Tutulamayan sözler sorun yaratır çünkü:
- Tutulmamış sözler sizin ağzınızdan çıkan kelimelerin değerini düşürür. İnsanlar siz birşeyi yapacağınızı söylediğinizde buna itimat etmek isterler. Eğer topu sık sık elinizden düşürüyorsanız insanlar size daha az itimat edeceklerdir. Bu özelliğiniz daha çok duyulacak, bir çok iş size artık gelmeyecektir.
- Tutulmamış sözler çevrenizdekileri ve çalışma arkadaşlarınızın moralini düşürecektir. Eğer sürekli aynı hataya düşüyorsanız, insanlar sizi projelerine, takımlarına, aralarına almaktan kaçınmaya başlayacaktır. Eğer bunlardan birinin içinde değilseniz, çalışmıyorsunuz demektir. Kısa bir süre sonra bu işten ayrılırsınız. Benzer şekilde sorumluluk ve katkı gereken işlerde başarılı olamazsınız.
- Tutulmamış sözler sizin kendinize olan güveninizi olumsuz etkiler. Bazen neden sorunların bizim başımıza geldiğini anlayamayız. Yinede başarısızlık çoğu zaman kendi içimizde sorunların oluşmasına ön ayak olur ve bunun devamı, siz birşeyler yapmazsanız, gelmeye devam eder.
Bir anlaşmaya vardınız, ama maddelerden sadece bir kısmını mı yerine getirdiniz? Ailenizden birine bir yemek sözü verdiniz, ama bir türlü o yemeğe vakit bulamadınız mı? Şöyle dediniz,” Tamam, sana borcum olsun” veya öyle geçiştirdiniz. Zamanında bitirmeniz gereken şeyler hala bitmedi mi? Eğer bunlardan birine evet dediyseniz, siz sözlerinizi tutmuyorsunuz demektir. Bu yazıda kısaca belirtmek istediğim şu ki: verdiğiniz sözlerin arkasında durun, eğer bunları gerçekleştiremezseniz bu hem sizin adınıza yansıyacak hemde geleceğinizi kötü yönde etkileyecektir.
- Yapmak için söz verdiğiniz şeyleri unutmayın.
Bunun için en iyi yol, bir yere yazın! Bunları yapmaya başladığınızda yine listeler oluşturarak yol haritanızı belirleyin. Sorumlu olduğunuz konuları bir yerde toplamak her zaman işe yaramıştır. Böylece , başka şeyler dikkatinizi dağıttığında, daha önemli bir iş çıktığında veya sadece eğlendiğiniz için bunları tamamiyle unutmamış olursunuz. - Sizden ne istendiğini net olarak öğrenin. Sizin ve birlikte çalıştığınız insanların, senkronize olduğunuzdan emin olun. Ne istediğiniz ve insanların sizden beklentilerinin uyuşmasını sağlayın, gerekli durumlarde kendinizi ifade edin, gerekli durumlarda kendinizi geliştirin.
- Kapasitenizin altında söz verin. Çoğu işte “Sözünü az ver, işini fazladan yap” tekniği başarıya ulaşır. Çoğu zaman başlangıçta öngörülen işten daha fazlasını yapmanız gerekir. Bu yüzden bir önem sırası yapıp, sonlara gelemeyebilirsiniz. Önceden nelerin kritik olduğunu öğrenmek, her zaman size yardımcı olacaktır. Gereksiz detaylar üzerinde zaman kaybetmemeniz gerekir.
- Konuşmalarınızda “Söz verdiğimiz gibi” etiketini yapıştırın. Bitirmeye yakın email yazarken veya projenin üstünden geçerken, verdiğiniz sözleri yerine getiriyor olduğunuzu vurgulayın. Örneğin, “Daha önce konuştuğumuz şekilde sitenin alt yapısı incelenecekti, söz verdiğimiz gibi tamamlandı rapor ekte gönderilmektedir.”
- Eğer bir projeyi zamanında yetiştiremediyseniz veya başka bir şeye ağırlık vermeniz gerekiyorsa, yeniden oturup konuşun.
Biraz diplomasiye ihtiyacınız var, mesajınızı nezaketle iletin, işlerin değişime uğradığı hakkında bir yargı oluşturun. Bütünlük sağlayabilirseniz puan kazanırsınız, gözünüzü toptan ayırmayın yeter.
Gönderilme 1:19 am | Yorumlar (2)
24 Aralık 2007
Blog Müşterilerinizin Hedefleri Neler?

Blog müşterilerinizin hedeflerini anlayabiliyormusunuz?
Durun bir dakika, “müşteri” mi dediniz? Eğer sizde diğer blog yazarları gibiyseniz, “ziyaretçiler”, “aboneler”, “sayfa gösterimi” gibi kelimelere daha aşina olmalısınız. “Müşteri” kelimesi size pek doğal gelmemiş olabilir.
Ama eğer birşeyler satıyorsanız, bazı servisleri öneriyorsanız yada sadece köşeye reklamlar koyduysanız, bir iş yapıyorsunuz demektir. Eğer bir iş yapıyorsanız sizin müşterileriniz VAR demektir.Bu nedenle eğer kazandığınız parayı arttırmak istiyorsanız öncelikle müşterilerinizin ne istediğini tam olarak anlamalısınız.
Ben müşteri pskolojileri üzerine uzun sayılmasada deneyim kazandığım bir geçmişe sahibim. Bu deneyimime göre, diğer binlerce işte olduğu gibi, sağlam hedefleri daha net görebilmek için bir liste hazırladım.
Bunları anlarsanız, müşterilerinizide anlayacaksınız.
İnsanlar sahip olmadıkları şeyleri isterler.
İnsanlar sürekli hak ettikleri veya hak ettiklerini düşündükleri şeyleri elde etmek için uğraşırlar. Modern toplumda, her gün sürekli biraz daha fazlasını beklenti olarak belirlerler.İnsanlar şunları elde etmek isterler:
- Zaman
- Konfor
- Para
- Popülerlik
- Övgü
- Kazanmanın Gururu
- Kendine Güven
- Güvenlik
- Özgürlük
- Eğlence
- Prestij
- Zevk
- Sağlık
- İyi Görünmek
- Özel Olmak
- Ego Tatmini
- İşte Yükselme
- Sosyal Hayatta Yükselme
İnsanlar elde ettikleri şeyleri kaybetmek istemezler.
Nasıl ellerinde olmayanı alma arayışındalarsa, insanlar elde ettiklerinide kolay kolay bırakmak istemezler. Bu yukarıdaki listedekilerin herhangi birini kaybettiklerinde bu güçlü bir motivasyon yaratır.
İnsanlar hoş olmayan şeylerden sürekli kaçınırlar.
İnsanların elde etmeye çalıştıkları şeyler gibi, güçlü bir motivasyon yaratan başka şeylerde hoş olmayan şeylerin başlarına gelmesidir. İnsanlar şunlardan kaçınır:
- Utanç
- Diğerlerini Karşısına Almak
- Diğerlerinin Baskısı Altında Kalmak
- Popülerliğini Yitirmek
- Acı
- Eleştiri
- Risk
- İş
- Efor
- Rahatsızlık
- Endişe
- Şüphe
- Suçluluk Duygusu
- Sıkıntı
İnsanlar değişik şekillerde tatmin olurlar.
İnsanlar farkında olmasalarda kendilerini tatmin eden şeylerin tam olarak belirli veya duygusal sebepleri vardır. İnsanlar aşşağıdaki şekillerde tatmin olabilirler:
- Kendi benzersiz özelliklerini anlatabildiklerinde
- Bir konu hakkında akıllarındaki soruları cevaplayabildiklerinde
- Ruhsal açlıklarını fiziksel, duygusal veya dinsel olarak doyurduklarında
- Bir kahraman gibi hissettiklerinde
- Karşı cinsi cezbettiklerinde
- Kendileri hakkında güzel şeyler söylendiğinde
- Kendilerini geliştirdiklerinde
- Kendileri için değerli insanların şevkatini aldıklarında
- Sosyal bir çevre tarafından kabul görüldüklerinde
- İş yerinde başarıya ulaştıklarında
- Kendilerini daha güzel veya daha zeki yapabildiklerinde
- Diğerlerini etkileyip, biraz popüler olduklarında
- Amaçlarını gerçekleştirdiklerinde
- Eğlendiklerinde veya oyun oynadıklarında
- Birşey yarattıklarında
- Zengin olduklarında veya para kazandıklarında
- Birşey için ödüllendirildiklerinde
- Kendilerini kötü şeylerden koruyabildiklerinde.
İnsanlar değişik şekillerde görünmek isterler.
Herkes kendini pozitif bir ışık gibi görmek ister. Ayrıca, başkalarının kendileri hakkında ne düşündükleride onlar için çok önemlidir. Öylese insanlar aşşağıdaki gibi gözükmek isterler:
- Akıllı veya becerikli
- Birşey hakkında en iyi veya ilk
- Eşsiz, benzersiz
- Yaratıcı, bir alanda veya genel olarak
- İyi bir aile olarak
- Etkili
- Başvurulacak biri olarak
- Güncel, iyi eğitimli olarak
- Girişken, sosyal
- İş bitirici
- Bağımsız
- Popüler, sevilen
- Bir grubun vazgeçilmezi
Bu liste sizin birşeyleri yaratmanızda veya satmanızda yardımcı olabilir. Yinede, rastgele bir hedef seçip, bunu şu anda yapmakta olduğunuz işe adapte etmeye çalışmanızı çok önermiyorum.
Bir çok servis veya ürün kendiliğinden bir hedefi belirtir. Eğer ürününüzün verdiği doğal mesaj çerçevesinde hedefler belirler ve bunlar üzerinde yoğunlaşırsanız çok daha başarılı olacağınızdan eminim.
Ayrıca, müşterilerinizi hedeflerine ulaştırıken bunu çok yaygara çıkarmadan yapın. Onlar kendilerinin bu hedefe ulaşmak için doğru hamleleri yaptıklarını düşünmeleri daha olumlu olacaktır.Her zaman müşterilerinizin duygularını önemseyerek hareket edin, doğru kararları verdiklerinden şüphe duymamalarını sağlayın.
Kaynaklar: Direct Creative, ProBlogger
Okuduğunuz yazı ilginizi çektiyse, aşağıdakileride incelemelisiniz.- Her Gün Daha Verimli Çalışabilmek İçin 10 İpucu
- O Bir Gün Asla Gelmez
- Sitenizden Para Kazanmak İçin Neden Google Adsense Kullanmalısınız?
- Blog Yazarak Nasıl Para Kazanırım
- Tüm Gün Enerjik Olmanızı Sağlayacak 3 Adım
Gönderilme 10:38 pm | Bir Tanecik Yorum Var
23 Aralık 2007
Para Kazanmanın Gizli Formülü
Uzunca bir aradan sonra tekrar yazılarıma devam edeceğim, bu ara için sizden özür diliyorum. Neden ara verdiğimin detaylarına girmeyeceğim. Bu süre zarfında sizden birçok mail ve yorum aldım, bunlar için öncelikle teşekkür ederim. Bunların büyük çoğunluğu blog yazarak veya başka yollarla internetten nasıl para kazanılacağını soran sorular içeriyordu. Motivasyondan, yemeklerden, zinde olmaktan değil, sürekli para kazanmakla ilgili yazılar yazmam istendi. Birçok kişi internetten para kazanmanın formülünü sorar gibi sorular sordu.
Gizli Bir Formül Yok
Bazı insanlar varki, para kazanmak üzerine her türlü yazıyı okuyor, aynı başlıktaki kitapları alıp kurcalıyor, para kazanmanın formülünü bulma ümidiyle ordan oraya koşturuyorlar. Onların kalbini kıracak belki ama, internetten para kazanmanın gizli bir formülü yok.
Diyet sektörüne bir göz atalım. İnsanlar diyet programlarına milyarlaca para harcıyorlar, kitaplar, videolar ve benzeri bir çok yan dalda insanlar onlara kilo verdirecek gizli bir formül arayışındalar. Formül gizli değil ve bir kaç kelime ile özetlenebilir; daha az ye, daha çok hareket et. Çok basit değil mi? Bu basit formülü kavrayana kadar daha kaç tane video seyretmeniz, daha kaç tane kitap okumanız gerekiyor?
İnternetten para kazanmakta bu kadar basitçe özetlenebilir; ziyaretçi çek, reklamları iyi ayarla. İşte, size internette zengin olmanızı sağlayacak gizli formül. Size bundan önce yazdığım ve bundan sonra yazacağım bu konu hakkındaki yazıların hepsi ya daha çok trafik çekmenizi ya da reklamları daha iyi ayarlamanızı sağlayacak niteliktedir. Eğer iyi bir ziyaretçi trafiği çekebiliyor ve reklamlarınızı ziyaretçi kitlenize göre ayarlayabiliyorsanız, zengin olmak için iyi bir yolda ilerliyorsunuz demektir.
Arada yazdığım motivasyon ve kişisel gelişim yazılarından sıkılan arkadaşlar içinde şunu söyleyim, birincisi bence para kazanmak sadece formülle değil sizin gelişiminizlede alakalıdır, ikincisi bu yazılar siteye iyi bir trafik kazandırmaktadır. Yani bundan sonra bu yazılar devam edecektir, desteğiniz için tekrar teşekkürler.
Okuduğunuz yazı ilginizi çektiyse, aşağıdakileride incelemelisiniz.- Para Kazanmak ve Mutluluğa Ulaşmak Arasındaki Denge
- Sitenizden Para Kazanmak İçin Neden Google Adsense Kullanmalısınız?
- Blog Yazarak Nasıl Para Kazanırım
- O Bir Gün Asla Gelmez
- Blog Müşterilerinizin Hedefleri Neler?
Gönderilme 10:03 pm | Yorumlar (2)


