1 Temmuz 2007

Klasiklerle Kendinizi Geliştirmenin 10 Yolu

KlasiklerBirkaç gün önce çok rahatsız edici bir istatistik sayfasıyla karşılaştım, üniversite mezunlarının %42’si bir daha hayatları boyunca bir kitap bile okumuyormuş. Yaklaşık 10 senedir de herkes “çok satan kitaplar” okuduğuna göre, kimse klasikleri okumuyor demektir. İnsanlığın talihsiz bir şekilde yararlanamadığı durumdan, siz kendiniz yararlanabilir, kendi avantajınıza kullanabilirsiniz. Bu örnekler bunu nasıl yapacağınıza yardımcı olacaktır umuyorum:

1. Kelime Hazinesi

Klasikleri okuduğunuzda, şu anda kullanılmayan bir çok kelimeyle karşılaşırsınız. Neden kimsenin kullanmadığı kelimeleri öğrenesiniz? Farkınızı ortaya koymak için. Daha fazla kelimeye sahip olmak, içinde daha çok alet olan bir alet çantası gibidir. Kendinizi çok daha iyi ifade edebilmenizi sağlar, bu hem iletişimde, hem sosyal yaşamda, hemde işte sizin daha mantaliteye yönelik olabilmenizi sağlar.

2. Yazma Becerisi

Klasikleri okumak yazma becerinizi geliştirmenin en kolay yoludur. Siz okurken farkında olmadan yazarın tarzını absorbe edersiniz. Neden en iyisinden öğrenmeyesiniz ki? Büyük yazarlar sizin aklınızı başınızdan alabilecek olanlardır. Okuduktan sonra yazarın düşüncelerinin yansımalarını kendi düşüncelerinizde de görebileceksiniz. Buda sizin yazma beceriniz üzerinde etkili olacaktır.

3. Daha İyi Konuşma

Daha iyi konuşma becerisi, daha iyi yazma becerisini gerektirir, çünkü her ikisi de düşünme yeteneği gerektirir.Çalışma sizin kendizi daha rahat ve bir stil ile ifade edebilmenizi sağlar. Türkçe’yi kullanma yeteneğinizi geliştirdiğinizde, çok daha akıcı ve akılda kalıcı olacaksınız. Daha zeki ve eğlenceli görüneceğinizden, çevrenizdekilere göre avantajlı olacaksınız.

4. Yeni Fikirler

Yıllar önce başka diyarlara göçmüş yazarlardan yeni fikirler almak oldukça ilginç değil mi? Eğer rekabetçi zihniyetle düşünürseniz, çevrenizdeki herkesin aynı blogları, aynı çok satan kitapları okuduğunu görürsünüz. Bu onların sürekli aynı tarzda düşünmelerine sebep olmakta, farklı ve kendilerine öz tarzlar yakalamalarını önlemektedir. Kendi tarzınızı yaratmaktan daha iyi bir şey olamaz. Klasiklere baktığınızda, her zaman sizi zihninizde farklı açılımlara yöneltebilecek yeni fikirler bulabilirsiniz.

5. Tarihsel Bakış Açısı

Bu konuyu size açıklayabilirim ama neden uğraşayım, Einstein zaten açıklamış…

Sadece gazeteleri veya çok satan kitapları okuyanlar bana at gözlüğü takmış insanlar gibi görünürler. Bu insanlar sadece o anlık, o dönemin bakış açısına sahip olabilirler, başka bir şey görmezler, duymazlar. Bu insan diğerlerinin değersiz ve monoton yaklaşımlarından etkilenmeden nasıl kendi kendine düşünebilir ki?

Bir asır içinde dünya üzerinde sadece bir kaç tane berrak zekaya sahip, aydınlanmış ve zevk sahibi insanlar ortaya çıkar. Bu insanların harikulade çalışmalarını, nasıl olurda görmezden gelir delirmiş insanlar?

Şu anda modernistlerin züppeliklerinin üstesinden gelmekten daha önemli bir şey yoktur.

6. Zevkli Eğitim

Harika kitaplar okumak ço zevklidir. Anahtar, aradaki eski kelime duvarını aşmaktır. Bu sandığınız kadar zor bir şey değil. Bir kaç denemeden sonra alışacaksınız, daha sonra modern kitaplardan çok daha akıcı olduğunu da hayretle göreceksiniz. Klasikler hala var çünkü gerçekten size zevk vermeye devam ediyor. Bu yüzden film yapımcıları sürekli eski kitapların filmlerini yapmaya devam ediyorlar, en iyi içerik varken neden yeniden yapmaya çalışasınız ki?

7. Sofistike

Eğer uzun tartışmalar yapmaktan hoşlanıyorsanız, klasiklerin size kattığı bilgi çok işinize yarayacaktır. Bunlar hala yaşayan kitaplar, insanlık tarihinin birer parçaları. Çok satanlar listesindeki kitapların %99′u gibi kaybolup gitmeyecekler. Klasiklerdeki herkes tarafından kabul görmüş, onure edilmiş fikirler bir çok yerde anlatmak istediklerinizi kolaylaştıracaktır. Ayrıca Aristo’dan güzel bir alıntı yapmakta tartışmayı kazanmanızı sağlayabilir.

8. Daha Etkili Okuma

Bugünlerde iyi kitaplara rastlamak oldukça zorlaştı. Eğer sadece güncel yazarları okursanız, bu sürekli aynı havuzda yümek gibi olur. Okumak için belirli bir zaman ayırıyoruz, neden bu zamanı en iyilerin en iyisi ile değerlendirmiyorsunuz?

9. Açık Görüş

Eğer bir makale veya blog yazarıysanız, klasikleri es geçmek hatadır. Bunun sizin yazdığınız konuyla bir alakası yoktur. Ne yazdığınızdan bağımsız olarak, yazdığınız şeyin açık ve akıcı olmasını istersiniz. Bunu öğrenmenin en iyi yolu, en iyisinden öğrenmektir. Blogları yeterince okuduğunuzu düşünüyorsanız, artık birazda klasiklere bakıp farklı bir uca gitmelisiniz.

10. Zamandan Bağımsız Fikirler

Modern dünyada, teknolojinin herşeyi değiştirdiğine inanıyoruz. Aslında hayatta olmak binlerce sene öncesiyle aynı hissi veriyor. Klasiklerdeki dersler herzamankinden daha da ağır. İçerdikleri bilgiler sizin hayatınıza direk etki edebilecek bir tarza sahip. Klasikleri okumak insan bilincinin gelişmesinde oldukça büyük yere sahip, bu yüzden çocuklara hep klasikler okutulur. Bu modern problemlere de çözümler üretebilmemizdeki yeterliliğimizi artırır.

Herşey bir yana klasikleri okumak yeni kitapları okumaktan çok daha ucuzdur, harika değil mi? Herhangi bir okulun kütüphanesinden bile ödünç alabilirsiniz.

Bu yazıda modern olan herşeye saldırmak gibi bir düşünceye kapılmanızı istemem. Herşeyi bırakıp sadece klasikleri okumak, onları görmemezlikten gelmek kadar kötü bir hareket olur. Akıllıca olanı geçmişin deneyimiyle, geleceğin öngörüsünü sentezleyebilecek ölçüde bu değerleri konbine olarak kullanmaktır.

Okuduğunuz yazı ilginizi çektiyse, aşağıdakileride incelemelisiniz.

Gönderilme 11:59 pm | Yorum Yok :(